Advancenative 12 Mart İstiklal Marşının Kabulü ve Kabulüne Giden Yolda Neler Yaşandı? - Hayata Dair Her Şey ve Siz

Son Paylaşımlar

12 Mart İstiklal Marşının Kabulü ve Kabulüne Giden Yolda Neler Yaşandı?

Acıların olduğu, insanların cephelere gidip bir daha dönmediği dönemler oldu. Ülkenin dört bir yanı düşman işgaliyle ayaklar altına alınıp, bezgin, fakir, mazbut halkımız acılara boğuldu. Büyük mücadeleler de oldu, batıda, doğuda, kuzeyde ve güneyde açılan cephelerde kahraman Mehmetçiklerimiz kanlarının son damlasına kadar savaştı.
12  Mart  İstiklal Marşının Kabulü ve Kabulüne Giden Yolda Neler Yaşandı?

23 Nisan 1920 de TBMM açılır ve ülkenin bazı bölümleri hala düşman işgali altındadır. Düzenli bir ordu kurulmalı ve düşmanın tamamı ülkeden def edilmelidir. Mondoros Ateşkes Antlaşması ile düzenli kurulu İstanbul Hükumeti ve ordusu dağıtılmıştı.


Güçlü bir ordu kurulması ve bu ordunun ayakta sımsıkı durması için, bir morale ihtiyaç vardı. Hükumet cephedeki askerlere ve halka moral olması için gazetelerde yazılar hazırlatıp oralara gönderiyordu. Mitingler düzenleniyor, camilerde vaazlar veriliyordu.


İstiklal Marşı için gazetelere duyurular yapıldı. Zamanın milli eğitim bakanı ”yüce ihtilal ve savaş günleri. Böyle zamanlarda milletler en güzel milli marşlarını yaparlar.Bir milli marşın güfte ve bestesini yapana beş yüz lira maddi mükafat vereceğimi ilan ettim.” demişti.


Yayımlanan gazetede şu satırlara yer verildi;


Milletimizin dahili ve harici İstiklal uğruna girişmiş olduğu mücadeleyi ifade ve terennüm için bir İstiklal Marşı. Umur-u Maarif Vekili Celilesi’ nce müsabakaya vazedilmiştir.İşbu müsabaka, 23 Kanun-u evvel sene 36 tarihine kadar olup bir heyeti edebiye tarafından,gönderilen eserler arasından intihap edilecektir ve kabul edilen eserin güftesi için beş yüz lira mükafat verilecektir. Ve yine laakal beş yüz lira tahsis edilecek olan beste için bilahare ayrıca bir müsabaka açılacaktır. Bütün müracaatlar Ankara’ da Büyük Millet Meclisi Maarif Vekaletine yapılacaktır.” açıklamalarına yer verildi. 

Mehmet Akif Ersoy bu yüce millet için bir marş yazması için ikna edilir. Şimdilerde müze olan Hacettepe’ nin arkasındaki Tacettin Dergahındaki odasına çekilerek marşı yazmaya başlar.


İstiklal Marşı büyük bir beğeni kazanıyor ve 12 Mart 1921 tarihinde kabul ediliyor. Paltosu dahi eskimiş olan Mehmet Akif Ersoy kazandığı beş yüz liralık ödülü yoksul kadın ve çocuklarına iş öğreterek yoksulluklarına son vermek için kurulan “Darülmesai “ ye bağışlar.


Sanmasın ki hiç mir hain bu vatan kolay kazanılmadı. Sanmasın ki bu vatan onlara yar olur ve unutmasınlar ki "biz atalarımız gibi kanımızın son damlasına kadar akıtmadan bu aziz vatanı vermeyiz."

Hiç yorum yok